Av. S. Pelin Gürlek

Hukuk Dünyası

AIHM Öncesinde Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Yolu

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU HAKKI NEDİR, NASIL KULLANILIR?

12 Eylül 2010 tarihinde Anayasa’da yapılan değişiklikle eklenen 3,4,5. fıkralar[1] ile 23.09.2012 itibariyle,  ANAYASA MAHKEMESİ’ne BİREYSEL BAŞVURU Hakkı getirilmiştir.

Anayasa Mahkemesine hangi hallerde bireysel başvuruda bulunulabilir?

Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi, Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz. (Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 45)

Başvuru Ön Koşulları

  •     İhlal edildiği iddia olunan hak; Anayasa’da düzenleme altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olmalı
  •     Temel hak ve özgürlüklere karşı gerçekleşen müdahalenin kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş olması aranmakta
  •     Kamu gücünün ihlal yarattığı iddia olunan; işlem, eylem ya da ihmali tutumu için Anayasa mahkemesi öncesi mevcut tüm iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir.
  •     Başvurucu, güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen olmalıdır.[2] (m.46)

Görüldüğü üzere; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınması ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi öncesinde hak ihlallerinin tazmini amaçlanmış olup; Anayasa Mahkemesi başvurusundan sonuç alınamadığı hallerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurma hakkı saklıdır. Yalnız burada, süre koşuluna dikkat etmek de büyük yarar vardır. Anayasa Mahkemesine başvuru için öngörülen süre 30 günken[3], AİHM için öngörülen süre 6 aydır. Söz konusu süreler, ilgili ihlal için öngörülen kanun yolunun tüketilerek kesin hükme varılması tarihi itibariyle işlemeye başlamaktadır.

Başvuru harca tabi olup, 150,00-TL’dir.[4] Başvuru dilekçesinde; başvurucunun şahsına ait kimlik, adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hakka  dayanak Anayasa hükümleri ile, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketildiğini gösterir belgeler ile tüketme tarihi ve uğranılan zararın belirtilmesi aranmaktadır. Dayanılan deliler, ihlale neden olan işlem/kararın örneği ile başvuru harcının ödendiğini gösterir makbuzun da eklenmesi gerekmektedir.[5] (m. 47)

Yukarıdaki başvuru usulüne uygun her bireysel başvuru esastan incelenir mi?

Ne yazık ki; hayır. Yukarıda belirttiğimiz önkoşulların taşınması yeterli değildir. Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine[6] karar verebilir. (m. 48)

Esastan İncelemede neye bakılır?

Mahkeme incelemesini[7] dosya üzerinden yapacak, ancak gerekli görürse duruşma yapılmasına karar verebileceği gibi başvuru ile ilgili gerekli gördüğü bilgi, belge ve delilleri de ilgililerden isteyebilecektir. Bu aşamada, başvurucunun temel haklarının korunması için, başvurucunun talebi ya da zorunlu görüldüğü takdirde mahkemece re’sen tedbir uygulamasına karar verilebilir. Bu halde, esas hakkındaki karar en geç 6 ay içinde verilecektir.

Bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemede, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlı incelemede bulunulur, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. (m. 49)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edilip/edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.[8] Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.[9] (m. 50)

Mahkeme kararları gerekçeli olarak yazılır, kararlar kesin olup Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. (m. 66)

Bireysel Başvuru yolu ile AIHM’e başvuru önünde bir tampon olmaktan ziyade, adalete ulaşan hükümler kurmak adına görev alacağı ümidiyle, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru için doldurulması gereken forumu da yazımız ekinde sizlerle paylaşıyoruz.

[1] (Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.
(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.
(Ek fıkra: 12/9/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

[2] (2) Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.

[3] Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren 15 gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

[4] Insan Hakları İhlali iddiası içersinde olan bir başvurunun harca tabi kılınmasının hak arama hürriyetine dokunup dokunmadığı ayrı bir tartışma konusudur!. Ayrıca başvuru hakkının kötüye kullanıldığı hallerde, başvurucu aleyhine yargılama giderlerinin yanı sıra 2.000,00-TL İdari para cezasına hükmedilebilmektedir (m.51) ki; kötü niyetin tespitinde yöntem ve takdir hakkının sınırları henüz çizilmemiş ve içtihatlar ile belirlenecekken bu tür bir düzenleme için erken davranılmıştır. (150,00-TL harcı karşılamakta güçlük çekecek kişiler için Adli yardım talebi ile başvuruda bulunmak mümkün olacak mıdır?, başvuru hakkını kötüye kulanlar aleyhine yargılama giderine hükmedilecekse başvuru ücreti almak gerekli midir, bu da akla gelen bir diğer nokta. Ayrıca AİHM’e başvurmak ücretsizken, Anayasa Mahkemesine başvurmanın ücretli olmasında ne tür bir amaç güdüldüğü de tartışılabilir nitekim bu mercide görev alanlar, başvurucu ve diğer T.C. vatandaşları ve Yabancıların ödediği vergilerden sağlanan ödenekler ile maaş almaktaysa bu halde ancak mahkemenin sarf giderlerinin karşılanması için harç alındığı düşünülebilir ki; insan hakları gibi devletin korumakla mükellef olduğu temel hakların yine kamu otoriteleri tarafından ihlal edildiği düşünülünce bir de bunu ihbar etmek ve hakkını aramak durumunda bırakılan kişinin başvurma harcına muhatap kılınmasının altında yatan gerekçeyi herhalde ilerleyen günlerde, mahkeme kararlarından öğreneceğiz.)

[5] (6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.

[6] (4) Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir.

[7] Bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz

[8] Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.

[9] Esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. Bu kararlardan hangilerinin Resmî Gazete’de yayımlanacağına ilişkin hususlar İçtüzükte gösterilir.  Davadan feragat hâlinde, düşme kararı verilir.

, , , , , ,

Comments are currently closed.

Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by dictionarist.com