Av. S. Pelin Gürlek

Hukuk Dünyası

AVUKATLIK ÜCRETİNİN VE MAHKEME MASRAFININ GİDER OLARAK YAZILMASI

İş veya işletme ile ilgili olarak ortaya çıkan davalarda gerek vekilinize gerekse de karşı taraf vekiline yasa gereği yapılan ödemeler ile mahkeme masrafları gerek ticari ve gerekse de kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir meğer ki; söz konusu davalara işletme sahibinin şahsi kusuru sebep olsun. Bu konuya ilişkin gerek Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın özelgesi ve gerekse de Danıştay’ın çeşitli kararları mevcuttur.

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.G.İ.B.4.06.16.01/
Konu : Vekalet ücretinin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilip indirilemeyeceği.

İlgide kayıtlı dilekçeniz ile 3. Ticaret Mahkemesinin kararına göre karşı taraf avukatına asgari ücret tarifesine göre ödenen vekalet ücretinin gider olarak kabul edilip edilmeyeceği hakkında görüş talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında da, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde ticari kazancın tespitinde indirimi kabul edilen giderler bentler halinde belirtilmiş olup, 3 numaralı bentte; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar indirilecek giderler arasında sayılmıştır.
Diğer taraftan; Avukatlık Kanununda dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda ise yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin haksız çıkan taraftan alınarak, haklı çıkan tarafa verileceği, hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede; işle ilgili olarak mahkeme kararına istinaden davalı avukatına ödenen vekalet ücretinin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

Kaynak:http://www.avdb.gov.tr/y/mukteza/muktezadetay.asp?id=103041&substringsearch=0&zoom_highlight=vergileri

DANIŞTAY KARARLARI

“3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 30.maddesinin (d) bendinde de Gelir
ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tesbitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin vergiye tabi işlemler üzerinden karşılanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği açıkça belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, kurumlar vergisi mükellefi olmayan davacı şirketin gördürdüğü avukatlık ve mühendislik hizmetleri için ödediği ücretlere dahilkatma değer vergilerini indirim konusu yapması ve vergi iadesi olarak alınması mümkün bulunmadığından, Mahkemece aksi gerekçe ile tesis edilen kararda isabet görülmemiştir.” (Dan. 7D. 1990/1824 E., 1991/423 K. 07.02.1991 T.)

‘Bedelsiz ithal yolu ile yurda getirilen emtianın satışa arz edilmesinden elde edilen gelir ticari kazanç olup bu kazancın elde edilmesiyle ilgili avukatlık, tavassut ve komisyon ücretleri gider olarak yazılabilir.’ (Dan. 13D. 1973/5723 E., 1975 /401 K. 05.02.1975 T.)

‘Gerek kendi avukatına, gerek tazminat davasının reddedilen kısmı için karşı taraf avukatına ödenen bedel gider yazılabilir.’ (Dan. 13D. 1974/1394 E., 1975/1533 K., 24.04.1975 T.)

‘Gayrimeşru kazanç sağlamadığı yolundaki iddiasının ispatı zımnında tuttuğu avukata ödediği meblağların masraf olarak yazılması mümkündür.’ (Dan. 4D., 1967/2286 E., 1970/965 K., 28.02.1970 T.)

‘Davalının ticari faaliyeti dolayısıyla Milli Korunma Kanunu gereğince mahkemeye verildiği mahkeme sonunda beraat ettiği anlaşıldığına göre, 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinin 1’inci bendi hükmü karşısında bu dava dolayısıyla ödediği vekalet ücretinin gider kaydında kanuna aykırılık görülmemiştir.’(Dan. 4D., 1960/1682 E., 1963/2380 K., 26.06.1963 T.)

GVK M.40/3’e ilişkin karar örnekleri:

“Davacıya ait defter ve belgelerin incelenmesinden 1984 yılı içinde Orman İşletme Müdürlüğünden çeşitli tarihlerde alınan faturaların 22 tanesinde kereste bedeline ve normal faize ilave olarak gecikme faizininde bulunduğu ve toplam tutarın deftere yazıldığının görüldüğü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40.maddesinin 3.fıkrasında, işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazançtan indirilebileceği, aynı kanunun 41.maddesinin 5.fıkrasında her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların gider olarak kabul edilemeyeceğinin açıklandığı, aynı fıkranın parantez içi hükmünde ise, akitlerde ceza şart olarak derpiş edilen tazminatların cezai mahiyette tazminat sayılmayacağının belirtildiği, yine aynı Kanunun 90.maddesinde, gelir vergisi ile diğer şahsi vergilerin, her ne şekilde olursa olsun vergi cezalarının ve para cezalarının, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezaların, gecikme zamlarının ve faizlerin gelir vergisi matrahından ve gelir unsurlarından indirilemeyeceğinin öngörüldüğü, 6183 sayılı Kanunun 1.maddesinde ise, Devlete, Vilayet hususi idarelerine ve belediyelerine ait, akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan amme alacakları ile bu idarelerin diğer alacakları ve bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağının açıklandığı, olayda da kereste almak için imzalanan şartname gereği ödemelerin ne şekilde yapılacağı, vadelerinin ve bu vadelerden dolayı uygulanacak normal faizin ne kadar olacağı ödemelerin gecikmesi ve vade uzatılması halinde ne kadar faiz alınacağının belirtildiği, bu durumda ödenen gecikme faizinin kamu alacağı olarak değil sözleşme uyarınca ödendiğinin anlaşıldığı, yukarıda açıklanan madde hükümleri uyarınca, ödenen faizlerin gider olarak yazılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle kabul ederek.” (Dan. 3D. 1988 / 220 E., 1988 / 2904 K., 11.12.1988 T.)

“Davacının 1986 yılı defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu tespit edilen matrah farkı üzerinden adına salınan gelir vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı, 193 sayılı gelir vergisi kanununun 40/3.maddesinde; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak yazılacağının kurala bağlandığı, davacı ile Nizip Tarım Ürünleri limited şirketi arasında yazılı bir mukavele yapıldığı ve bu mukavelede şartlara uymayan tarafın diğer tarafa cezai şart olarak 5.000.000 lira ödeyeceğinin bildirildiği ve davacı bu şarta uymadığından cezai şartı ödeyip defterlerine gider yazdığının dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığı” (Dan. 3D. 1991/774 E., 1992/3148 K., 20.10.1992 T.)

Comments are currently closed.

Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by dictionarist.com