Av. S. Pelin Gürlek

Hukuk Dünyası

Ayıplı Mal/Hizmet Karşısında Haklarınız

 

 

Ayıp kavramı kanunda[1] daha açık bir şekilde izah edilmiş olmasına karşın kısaca; satın aldığınız mal ya da sağladığınız hizmetin, sizin almanıza sebebiyet veren ve o üründen elde edilmesi beklenen faydayı etkisiz hala getiren bir eksiklik içermesi ya da beklenen vasıfları taşımaması olarak özetlenebilir.

 Mal ya da hizmetin ayıplı olması halinde;

  •      Para iadesi

  •      Ürünün değiştirilmesi

  •      Tenzilat uygulanması

  •      Malın ücretsiz onarımı

 yönünde kullanılabilecek seçimlik hakların, kullanım usulü ise alıcının Tüketici ya da Tacir sıfatı taşınmasına göre farklılık yaratmaktadır.

Örnek verecek olursak; A adlı kişinin evine aldığı fayans ile aynı kişinin şirket temsilcisi sıfatıyla şirket adına faturalandırmak suretiyle evine aldığı fayansın ayıplı olması halinde yukarıda belirtilen seçimlik talepler açısından aşağıda belirtilen farklılıklar söz konusu olacaktır.

1- Ürüne yönelik seçimlik hakkın yöneltilmesinde SÜRE; A’nın evine kendi adıyla aldığı fayanslar için süre, ürünün tesliminden başlamak üzere 30 gün[2], A’nın şirket adına aldığı fayanslar içinse ürünün tesliminden başlamak üzere 2 günde[3] kullanılabilecektir.

Söz konusu ayıbın, kullanımla ortaya çıkması hali de göz önüne alınarak yukarıda saydığımız seçimlik hakların kullanımı kanun koyucu tarafından Tüketici için kural olarak malın teslimi tarihinden itibaren 2 yıl olarak belirlenmiştir.[4] Tacireyse 8 gün içersinde malın muayene ettirilmesi yükümü yüklenmiş, bu muayene ile dahi tespit olunamayacak kusurun varlığındaysa, bu halin dahi ispatı Tacire bırakılmıştır.[5]

2- Ürüne yönelik seçimlik hakkın yöneltilmesinde TARAF: Yine Tüketiciye İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ya da kredi verenlerden dilediğine başvurma hakkı tanınmışken, Tacir içinse sadece satıcıya başvurma imkanı verilmiştir.

3- Ürüne yönelik seçimlik hakkın yöneltilmesinde USUL: Tüketicinin sözlü, yazılı, telefon vb. her şekilde malın ayıplı olduğu ve bu nedenle seçimlik hakkını kullandığını bildirmesi mümkünken; Tacir açısındansa Basiretlilik ilkesi gereğince Noter Marifeti ile bildirim esas alınmıştır.

 

Kısaca tüketicinin ayıplı mal/hizmet varlığında haklarından bahsettiğimiz bu yazımıza son verirken konuyla ilgili birkaç noktayı da özetlemek isteriz.

         –   Ayıplı malın ölüm/yaralanmaya sebep olması ya da diğer mallara zarar vermesi halinde Tüketicinin imalatçı/üreticiden ayrıca tazminat talep hakkı da bulunmaktadır.

        –  Tüketiciye satılan malın ayıbı, satıcının ağır kusuru/ hile ile gizlenmişse hakların kullanımına ilişkin süreler söz konusu olmaz. 

       –  Üzerinde ya da bulunduğu bölümde “defolu”dur ibaresi yer alan ya da  halin icabı gereği ayıplı olduğu bilinen mallar için ayıba dayalı seçimlik haklardan yararlanmak mümkün değildir.

 


[1] Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun .4/1)

[2] Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

[3] Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. (Ticaret Kanunu m. 23/5)

[4] Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. (Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/4)

[5] Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.  (Borçlar Kanunu m. 223)

, , , , , ,

Comments are currently closed.

Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by dictionarist.com