Av. S. Pelin Gürlek

Hukuk Dünyası

İcracı Sanatçının 12 Haziran 1995 öncesinde de telif hakkı olduğu Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı ile hüküm altına alındı

Bilindiği üzere ülkemizde telif hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile düzenlenmiştir. 1951 tarihli FSEK bugüne kadar 6 kez değişti; şimdi yedinci değişikliğin hazırlıkları sürüyor.

1995 öncesinde sinema eser sahipleri, film yapımcısı firmaydı. 1995 yılında bu kural değişti. Gerek 1995 gerekse 2001 değişikliği ile FSEK’in Ek Madde 2’de önemli bir değişiklik yapıldı. Yürürlükteki yasamıza göre; “bu Kanunun (FSEK) sinema eseri sahipliği ile ilgili hükümleri, 4110 sayılı Kanununun yürürlüğe girdiği 12.6.1995 tarihinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine uygulanır”. Böylece belirtilen tarihten önce yapılmış ya da yapımına başlanmış filmler üzerindeki eser sahibi film yapımcısıdır. Ama bu tarihten sonra yapımına başlanmış filmler üzerindeki eser sahipleri şu kişilerdir: a) Yönetmen, b) Özgün müzik bestecisi, c) Senaryo yazarı ve diyalog yazarı, d) Eğer eser, canlandırma tekniği ile yapılmışsa animatör. Bu kişiler sinema eserinin birlikte sahibidir. 

Bir sinema eserinde pek çok oyuncu/icracı rol alıyor. 1995 yılında icracı sanatçılara, icraları üzerinde birtakım telif hakları verildi. Buna bağlantılı haklar denir. Bu nedenle icracı sanatçının izni olmadan ilgili eser çoğaltılamaz, yayılamaz, işlenemez, umuma iletilemez ve temsil edilemez.

1995 değişikliği yapılırken 12 Haziran 1995 tarihinden önce yapılan ya da yapımına başlanan sinema eserleri üzerindeki eser sahipliği, yapımcı firmaya verilmiştir. Dolayısıyla önceki tarihli bu eserler üzerinde yönetmen, senarist gibi kişilerin herhangi bir mali hakkı yoktur. Buna karşılık 1995 yılında FSEK’te bağlantılı haklar düzenlenirken hiçbir zaman sınırlamasına yer verilmemiştir. İşte burada 1995 öncesi sinema eserlerinde rol alan oyuncuların/icracıların, bağlantılı hakka sahip olup olmadığı sorusu akla geliyor. Konu Kemal Sunal’ın mirasçıları tarafından 2006 yılında mahkemeye taşındı.  Yargıtay 11 Hukuk Dairesi’nin 15.08.2012 tarihinde verdiği onama kararı ile artık 12 Haziran 1995 öncesi sinema eserleri üzerinde icracı sanatçıların telif hakkı olduğu hüküm altına alındı.

Yapımcı firmalar, FSEK Ek Madde 2’ye dayanarak bugüne kadar serbestçe 1995 öncesi filmleri ticari olarak değerlendiriyordu. Ama Yargıtay’ın kararı ile bu değerlendirmenin bir telif ihlali olduğu tespiti yapıldı. Yani aslında yapımcı firmalar, hakları olmayan paraları kazanmış oldular. Oysa ki; İcracı sanatçıların izni olmaksızın eser sahibi konumundaki yapımcı firma, bu eserleri televizyonlara satamaz, internete koyamaz, CD ve DVD gibi taşıyıcı materyallerle çoğaltamaz ve akıllı cep telefonu gibi materyallerle kullanıma sunamaz. Özetle, bundan sonra yapımcı firmalar, 1995 öncesi filmleri, kullanıma sürmeden önce söz konusu filmde rol alan oyunculardan izin almak zorundadır. Sadece başrol oyuncusundan izin almak yeterli değil; yapımda rol alanların tamamından izin alması gerekmektedir. Aksi halde yapımcı ya da ondan hakları devralan kişiler, kendilerine karşı açılacak hukuk davalarında üç katı tazminat ödemek zorunda kalacak. Ayrıca haklarında savcılık şikâyeti yapıldığı takdirde hapis ve para cezaları gündeme gelecektir.

Peki geçmişe dönük olarak 17 yıllık (1995-2012) dönem için icracı sanatçılar yapımcı firmalardan telif hakkı talep edebilecek mi? 
Yargıtay bu gibi hallerde ihtar ya da dava tarihini esas alıyor. Sözgelimi, 1989 yapımı bir filmde rol alan sanatçı, haklarının ihlal edildiğini yapımcı firmaya 2010 yılında ihtar etmiş olsun. Olumsuz yanıt alan sanatçı, 2012’de dava açtıysa 2010 yılından itibaren 3 katı tazminat talep edebilecek ama 1989’dan itibaren kendisine tazminat ödenmesini isteyemeyecek. Yargıtay’ın bugüne kadarki uygulamaları bu yöndedir.[1]


[1] http://bit.ly/NEopmd

, ,

Comments are currently closed.

Dictionary
  • dictionary
  • sözlük
  • English Turkish Dictionary

Double click on any word on the page or type a word:

Powered by dictionarist.com